Ad Soyad :
Telefon :
E-mail :
Konu :
Mesaj :
90
PDD
0507 921 33 90
Hoşgeldiniz Bugün ;
18 Kasım 2017
Untitled Document

Cinsel Mitler (Cinsel Efsaneler)

06.12.2014
Yazan : Uzman Klinik Psikolog Kamil DEMİR

Bu yazımda Cinsel Mitlere değinmeye çalışacağım, ama önce mit neymiş ona bakalım.

Burada ki Mit, Mili İstihbarat Teşkilatında ki Mit değil, Mitoloji kelimesinin kısaltılmışı olan kelimedir.

Wikipedia sitesinden paylaştığım anlama göre;

Mitoloji Yunanca mithos yani “söylenen ya da duyulan söz” ile logos yani “konuşma” kelimelerinin birleşiminden oluşmuş olup, Eski Yunan'da “geçmişte söylenenlerin tekrar edilmesi” gibi bir anlam barındırmaktayken zamanla Batı dillerinde efsane anlamı kazanmıştır. Çağdaş kullanımda, mitoloji ya belirli bir din veya kültürdeki mitlerin bütününü tanımlar ya da mitlerin incelenmesi, yorumlanması bilimini tanımlamak amacıyla da kullanılır. Mit sözcüğü gerçekte doğru olmayan bir hikâye veya anlatı için tercih edilir ve çoğunlukla bir yanlışlık, doğru olmayan unsur vurgusu barındırır.[

Mitoloji kelimesinin Türkçe karşılığı söylenbilim veya söylencebilimidir. Türk dilleri içerisinde en ilginç olan karşılığı Çuvaşçada yer alır. Bu dilde Халаплăх (Halaplah) kelimesi Mitoloji manasına gelir ve Халап (Halap) yani Masal sözcüğünden türemiştir.

Yani mitoloji içinde efsanelerin olduğu, toplumun bir kısmı tarafından doğru kabul edilen ama doğruluğu kanıtlanmamış olan söylemlerdir.

Cinsel mitoloji ise cinsellik ile ilgili söylenegelmiş, toplum tarafından da kabul görmüş cinsellikle ilgili yanlışlardır.

Mit kelimesine değindiğimize göre bir de sıklıkla karşımıza çıkan cinsel mitler nelermiş onlara göz atalım.

En Yaygın Cinsel Mitler;

Cinsellik doğaldır ve aynı zamanda içgüdüseldir; o yüzden öğrenilecek ve konuşulabilecek bir şey değildir. Erkek ve kadın aynı anda ve aynı sayıda orgazm ulaşmalıdır. Cinsellik deyince akla, sadece cinsel birleşme gelir. Cinsel birleşme olmaksızın sevişmek cinsellikten haz alma yolu değildir. Penisin boyu cinsel gücü, performansı ve hazzı etkiler. Mastürbasyon zararlıdır ve yapılmamalıdır. Evlilik öncesi cinsellik asla olmamalıdır. Sertleşme ve erken boşalma gibi problemler, erkeğin, eşini çekici bulup bulmadığı ile alakalıdır. Sevişmek isteyen kadın kötüdür. Cinselliği başlatmayı ve ilişki sürecini kontrol etmek erkek yapmalıdır. Cinsel İlişki de fantezinin ve cinsel oyunların olması yanlıştır. Yaş ilerledikçe cinsellik de biter. Hamilelikte cinsellik yaşanmamalıdır, yaşanan cinsellik bebeğe zarar verir.

Bunları okurken bazılarına siz de “evet ben de böyle düşünüyorum” demiş olabilirsiniz.

Şimdi de en önemli yani aslında en zararlı olan cinsel mitlere birlikte göz atalım.

En Önemli Cinsel Mitler

Cinsellik deyince akla penisin vajinaya girmesi gelir.

Cinselliğin amacını sadece penisin vajinaya girmesi anlamına gelen bu cinsel mit, ön sevişme olmaksızın yapılan cinsel birleşme ile sınırlı kalan cinsel eylemleri içerir. Bu durum da kadınlarda uyarılma yetersizlikleri ve orgazm olamama sorunlarına da zemin hazırlar. 

Erkek için, cinsel performansın ve cinsel gücün göstergesi sık sık cinsel ilişki de bulunmasıdır.

Her insan ayrı bir bireydir, bazı insanlar sık sık cinsellik yaşamak isterken bazıları da daha az yaşamak isteyebilirler. Erkek de normal bir insan olduğu ve tüm hayatı bacak arasından oluşmadığı için cinsel ilişki de bulunmak istemediği zamanlar olabilir. Bu durum da erkeğin cinsel yönden düşük performans gösterdiği ya da cinsel yönde güçsüz olduğu anlamına gelmez.

Bu mitin bir diğer zararı da (eşlerin cinsel istek düzeylerinin farklı olmasından dolayı), eşler arasında sorunların yaşanmasına ve ciddi çatışmalar çıkmasına yol açabilmesidir.

Erkek dediğin cinsel ilişkiyi her zaman ister ve ilişkiye her zaman hazırdır.

Cinsel mitler içerisinde en yaygın kullanılanıdır.

Sertleşme bozukluklarıyla ilişkili cinsel mitlerden biridir ve erkekleri çok ağır bir yük altında bırakır. Her erkek aslında hayatının belirli dönemlerinde sertleşme sorunları yaşayabilir. Sertleşme sorunun yaşayan erkekte “Erkek dediğin cinselliğe her zaman hazırdır ve ister” düşüncesi hakimse sonra ki cinsel ilişki dönemlerinde gene problem yaşarsam düşüncesine neden olabileceği için kaygı oluşmaya başlayabilir ve kendisini tam bir erkek gibi hissetmediği hissini yaşayabilir. Aslında bu zamanla bir tür kendini gerçekleştiren kehanete dönüp, erkekte sertleşme sorunları yaşamasına neden olabilir. Bu durum da erkeğin depresyon ve anksiyete bozukluğu yaşamasına neden olabileceği gibi çiftler arasında da sorunlar olmasına neden olabilir.

Erkek normal bir canlıdır, her zaman cinsel ilişkiye hazır olmak diye bir şey yoktur. Erkeğin de cinsel ilişki yaşamak istemiyorum diyebilmesi kadar da normal bir durum yoktur.

Cinsellik için mutlaka penisin sertleşmiş olması gereklidir.

Bu mit çiftlerin dokunmanın verdiği hazzı almada eksiklik yaşamalarına neden olur. Ayrıca cinsel birleşme için penisin sert olmasına gerek yoktur, penis sertleşmeden parmakların ufak bir yardımıyla penisin vajinaya girişi gerçekleştirebilir. Çinliler buna “yumuşak giriş tekniği” demektedir. Bu yöntem sayesinde erkek hem kendine hem de partnerine cinsel haz verebilir.

Her birleşmede penis sertliği gerekli değildir, çünkü hiç kimse her an sertleşmeyi sağlayabileceğini garanti edemez.

Cinselliği erkek yönetir, her şeyi erkek bilir, cinsel eylemi de mutlaka erkek başlatmalıdır.

Bu cinsel mite göre, kadının cinsel ilişki istemesi edepsiz kadın veya hafif kadın olduğu anlamına gelir. Oysa kadının başlattığı bir cinsel eylem her iki cinsiyet için de daha uyarıcı olmaktadır.

Kadının cinselliği karmaşıktır ve gizemlidir. Erkeğin cinselliği açıktır ve basittir.

Bu mite göre erkekler cinselliği çok iyi bilirler, bu yüzden de cinsellik konusunda çok rahat olmalıdırlar ve bu durum da sık sık cinsel ilişkiye girmelerini gerektirir. Bu durum erkeklerde çok büyük bir baskı oluşturur. Kadın cinselliğinin karmaşık ve gizemli olması mit ise, cinsellikle ilgili düşüncelerin toplumun geleneksel yapısının yansıması yani kadınların ezilmişlik ile ilgili genel kabulünü yansıtmasının bir göstergesidir.

Kadınlar cinsel ilişkiden çok zevk alırlar.

Cinsel ilişkiden haz almak duruma, mekana, partnere, cinsel kimliklere göre değişebilir. O yüzden kadınlar ve erkekler cinsel ilişkiden bazen çok zevk alırlar bazen de az.

Cinsellik için mutlaka ereksiyon gereklidir.

Bu mit çiftlerin dokunmanın verdiği hazzı almada eksiklik yaşamalarına neden olur. Ayrıca cinsel birleşme için penisin sert olmasına gerek yoktur, penis sertleşmeden parmakların ufak bir yardımıyla penisin vajinaya girişi gerçekleştirebilir. Çinliler buna “yumuşak giriş tekniği” demektedir. Bu yöntem sayesinde erkek hem kendine hem de partnerine cinsel haz verebilir. Her birleşmede sertleşme gerekli değildir, çünkü hiç kimse her an sertleşmeyi sağlayabileceğini garanti edemez.

Sevişme sırasında konuşulmaz.

Bu mitle ilgili geçen bir yerde okudum, cinsel ilişki sırasında konuşan çiftlerin çocuğu sağır olur. Bu ne ya dedim, daha neler çıkacak acaba.

Konuşmak cinsellikte çok ama çok önemlidir, konuşmayan ve duygularını bu nedenle paylaşamayan çiftlerin cinsel sorunlar yaşaması kaçınılmazdır.
 

Erkekler duygularını belli etmez.

Erkek dediğin duygularını belli etmemelidir diyen bu cinsel mit yüzünden bedensel, zihinsel ya da ruhsal bitkinlik gibi nedenlerden dolayı isteksiz olan bir erkek bu duygularını partneriyle paylaşamaz. Olumsuz duygular da başarısızlıkla sonuçlanacak cinsel birleşmelere neden olabileceği için erkeğin duygularını bilmeyen kadın da kendisini kötü hissedebilir. Bu da sonunda her ikisinin de kendisini her geçen gün daha da kötü hissetmesine neden olabilir.

Erkeklerde her türlü duyguyu yaşayabilir ve paylaşabilir. Bu durum doğaldır.

Cinsellikte başarılı olmak çok önemlidir.

Cinsellikte başarılı olmam gerek diyen birisi sadece penis vajina birleşmesini kastetmektedir. Cinsellikte başarılı olmak yerine cinsel haz almaya odaklanmak daha doğru bir davranış olacaktır.

Cinsellik hakkında keşfedecek yeni şeyler yoktur. Cinsellik içgüdüseldir, öğrenilmez.

Cinsellik içgüdüseldir ve biyolojik temellidir ama bununla birlikte cinsel tutum ve davranışların önemli kısmı öğrenme ile gelişir. Bu nedenle yeterli bilgi ve beceri düzeyine sahip olabilmek için, cinsellik hakkında keşfedilecek yeni şeylerin sınırı yoktur, sürekli araştırılması yararlı olacaktır.

Penis sertleştiğinde boşalmalıdır.

Bunun iki farklı şekilde yorumlayabiliriz.

Bir; penis her sertleştiğinde mutlaka boşalmalıdır, aksi takdirde penis de ağrı olur. Bu durum gerçeği yansıtmıyor. Kılıç kınına geri dönebilir.

İki; penis sertleştiğinde hemen cinsel ilişkiye girilmelidir, yoksa penisin sertliği kaybolur. Bu durum da erkekte sertleşmenin kaybolup bir görevin yerine getirilmemesi endişesini körükler. Bu da sertleşme olur olmaz ilişkiye girilmesi gerektiğini düşündürür ve bu hız boşalmayı da hızlandırır.  Oysa telaşsız ve heyecansız bir rahatlık içinde sevişmeye devam etmek, hazza odaklanmak ilişkiyi daha keyifli hale getirecektir.

Erkek dediğin kadına nasıl zevk verileceğini bilmelidir.

Erkekler kadınlara nasıl zevk verileceğini doğuştan bilmek zorunda değillerdir. Bu tecrübe ve deneyimle öğrenilebilecek bir davranıştır. Eşlerin birbirini tanıma sürecinse birbirlerine nasıl zevk verecekleri çiftler tarafından öğrenilir. Çiftler birbirlerini istekleri ve rahatsızlıkları konusunda uyarmalı ve sık sık konuşarak yönlendirmelidir.

Kısaca cinsellik bir cinsin tekelinde değildir, her iki cins için eşit sorumluluk ve görevler vardır. 
 

Sevişmenin kuralları vardır ve değişmez.

Sevişmenin kuralları yoktur. Çiftler kendilerine göre uyarlayabilir, değiştirebilir. Cinsellik öğrenilebilen bir davranıştır.

Erkek sertleşmeyi kaybettiyse bu eşini çekici bulmadığındandır.

Cinsel ilişki sırasında erkekler penis sertliğini kaybedebilirler, bunun farklı nedenleri olabilir. Bu durumu sadece eşinin çekici bulunmamasına bağlamak, sertleşme sorunlarını arttırabilir, çözümünü zorlaştırabilir.

Erkeğin penis boyu cinsel ilişki için çok önemlidir.

Eski dönemlerden bu yana erkeklik gücünün simgesi sertleşmiş büyük bir penistir. Bu cinsel mit, kadınların tatmin olabilmesinin ancak büyük bir penis ile mümkün olabileceği yargısına neden olmaktadır. Birçok erkek kendi cinsel organının boyutlarını çevresinden duyduğu abartılı tanımlamalarla karşılaştırarak yetersizlik hissini kapılabilir ve endişe duyabilir.

Küçük penis cinsel yaşamdaki yetersizlik anlamına gelmez, tersine büyük penis çoğu kez kadınlara acı verir. Cinsel bilgi ve beceri kişinin ve partnerinin cinsellikten haz almasında ve doyuma ulaşmasında penis boyundan çok daha önemlidir.

Oral seks pistir.

Oral seks çiftlerin temizlik kurallarına uyulduğu ve her ikisinin de kabul ettiği durumlarda uygulanmasında sakınca bulunmayan ve uyarı düzeyi çok yüksek olabilen bir etkinliktir.

Cinsellik orgazmdır, orgazm bitince cinsellik de biter.

Bu mit çok can yakmıştır. İşini bitince sırtını dönüp yatan kocalar bu mite kendisini kaptırmış olan kişilerdir. Cinselliğin amacı haz almaktır. Cinsel haz almak, özensiz, acele ve sırf tatmin olmak için yapılan cinsel birleşmeden daha önemlidir. 

Orgazm olunsa da dokunuşlar ve öpmelerle cinsel haz devam edilebilir.
 

Birbirlerini seven çiftler sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini çok iyi bilirler.

Aslında birbirini seven çiftler değil birbirini tanıyan çiftler birbirlerine nasıl zevk vereceklerini bilirler.
 

Her dokunma, okşama, öpüşme gibi bütün fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşme ile sonuçlanmalıdır.

Her öpüşmenin, her dokunmanın sonucu cinsel birleşme olmak zorunda değildir. Fiziksel yakınlaşmaların da kendine has bir keyfi vardır.

Salt cinsel birleşmeye odaklanmak bu hazzı almayı engelleyecektir.
 

Mastürbasyon pistir ve hatta zararlıdır.

En eski ve yaygın kullanılan cinsel mitlerden birisidir. Bu düşüncede olan kişiler mastürbasyon yaptıklarında suçluluk ve pişmanlık duyguları yaşarlar. Bu cinsel mit, mastürbasyon yapmanın bedensel ve ruhsal hastalık veya yıkımlara yol açtığı, sapıklık olduğu, alışkanlık yaptığı şeklindeki önyargılardan beslenir.

Pek çok insan cinsel işlev bozukluklarının nedeninin mastürbasyon yapmak olduğunu düşünür. Aksine mastürbasyonun zararlı değildir, cinsel işlev bozukluklarına yol açmaz, cinselliğin haz verici olarak öğrenilmesini sağlamak için cinsel terapilerde kullanılır, alışkanlık da yapmaz, bedensel ve ruhsal yıkımlara da yol açmaz. Bu nedenle mastürbasyon sonrası oluşan utanç ve suçluluk duyguları çok yersizdir.

 Ayrıca mastürbasyonun erişkinlikte ve ileri yaşlarda da sürmesi ve evli kişilerin de mastürbasyon yapması doğaldır. Bir tercih meselesidir.

Çiftler karşılıklı olarak da mastürbasyon yapabilir.
 

Eğer iki insan birbirini seviyorsa cinsel hayatları da iyidir.

Bu mit, çiftlerin cinsel içerikli bir sorun yaşadıkları zamanlarda, bunu birbirlerine karşı sevgilerinin sınadığı bir sınav gibi görmeye başlamalarına neden olur.

Cinsel ilişkilerde fantezi yapmak yanlıştır. Cinsel fanteziler ahlak dışıdır, sapıkçadır ve sadakatsiz davranışlardır.

Cinsel yaşama renk katan en önemli öğeleri arasında yer alan fantezilerin zararlı, hatta ve hatta sapıkça bir davranış olduğu inanışı oldukça yaygın bir cinsel mittir. Bu düşüncenin etkisiyle bazı kişiler fantezileri nedeniyle suçluluk, korku ve endişe duyabilirler.

Cinsel uyarılma sadece görme, dokunma, ses ve koku gibi duyular aracığıyla olmaz, kurduğumuz hayallerinde cinsel uyarılma üzerinde çok önemli etkileri vardır.

Fanteziler zararlı olarak algılanıyor, sapıkça değerlendiriliyor fakat fantezi kurmak, bunun gerçek yaşamda da olmasını istemek anlamına gelmez.

Boşalmanın hemen öncesinde erkek geri çekilirse kadın hamile kalmaz.

Bu cinsel mit istenmeyen hamileliklerin oluşmasının en belirgin nedenidir. Daha sağlıklı korunma yolları vardır.

Sevişmek ancak iki tarafın birlikte orgazm olması ile güzel olur. 

Bu mit cinsel birleşme sırasında orgazm olamayan kişilerin kendilerini yetersiz hissetmesine ve endişe duymasına neden olabilir.

Orgazm tecrübe ile kazanılabilen bir davranıştır ve kişinin o anki ruh haline de bağlıdır.

Hamileyken kurulan cinsel ilişki bebeğe zarar verir.

Bu cinsel mit yüzünden hamilelik döneminde çiftlerin cinsellikten ve birbirlerinden uzaklaşmalarına neden oluyor.

Bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı tarafından aksi söylenmedikçe, gebelik sırasında ilk 6 ay cinsel birleşmenin bir sakıncası yoktur. 
 

Yaş ilerleyince cinsel yaşamda bitmelidir. Cinsel yaşamın yaşı yoktur. Her yaşta cinsellikten keyif alınabilir. Bu anlayışın temelinde cinsel ilişkinin sadece cinsel birleşmeden ibaret olduğu düşüncesi vardır.