Ad Soyad :
Telefon :
E-mail :
Konu :
Mesaj :
90
PDD
0507 921 33 90
Hoşgeldiniz Bugün ;
23 Eylül 2017
Untitled Document

HİPNOTERAPİ ÜZERİNE..(BİLİNÇDIŞI ZİHNİN ÖZELLİKLERİ)

12.02.2015

 

1. Anıları depolar
Geçici olan / Geçici olmayan
2. Duygular alanı.
3. Kişiyi koruma amacıyla, çözülmemiş olumsuz duygularla bağlantılı anıları bastır.
4. Duyguları haklı göstermek ve serbest bırakmak için bastırılmış anıları sunar.
5. Vücudu korur ve işlemesini sağlar.
Vücudun şimdiki halinin ve mükemmel sağlığın planına sahiptir. / Yüksek benliğin işleyişi 
6. Emirlere uymayı sever, net talimatlara ihtiyacı vardır.
7. İçgüdüleri ve genel alışkanlıkları sürdürür, bütün algılamaları kontrol eder.
Bilinçli zihinle alış veriş
8. Sürekli daha fazlasını aramak üzere programlanmıştır.
9. Semboliktir.
10. Her şeyi kişisel düzeyde alır.
11. En az çaba ilkesiyle hareket eder.
12. Olumsuzları işleme almaz.
 
1. Vücut kendi kendisini iyileştirir. Zihin de öyle.
2. Hipnoza giren bireyler, hipnotistin onların yapabileceğine inandığı her şeyi başarabilir.
3. Her şeyi hatırlayabilir ve unutabiliriz.
4. Hepimizin evrensel (kültürel) deneyimleri vardır ve bunlardan yararlanılabilir.
5. Bireyin direnç göstermesi uyum eksikliği yüzündendir.
6. Zihin ve beden birbirlerini etkiler.
7. Hipnotist rehberdir. Güvenlik, hız ve danışanın verimli yerlere götürülmesinden 
sorumludur.
8. Başka insanların dünya modeline saygı gösterin.
9. insanlar başarmak için gereken bütün yeteneklere sahiptirler.
10. Başarısızlık yoktur, sadece geri bildirim vardır..
11. Eğer yaptığınız şey işe yaramıyorsa - FARKLI BİR ŞEY YAPIN.
12. Semptomlar, Bilinçdışı zihinden gelen ve dikkat edilmesi gereken sinyallerdir.
 
1-HER BİR DÜŞÜNCE VEYA FİKİR BİR FİZİKSEL REAKSİYONA NEDEN OLUR.
Sizin düşünceleriniz bedeninizin tüm fonksiyonlarını etkileyebilir. ENDİŞE düşünceleri, midede birtakım değişimler yaratarak ülsere neden olabilir. ÖFKE düşünceleri, adrenal bezlerini uyararak, kandaki adrenalini arttırır ve birçok beden değişimlerine neden olur. KAYGI ve KORKU nabzınızı etkilemektedir. Duygusal içeriği yoğun olan fikirler çoğunlukla bilinçdışına ulaşır çünkü duygulanan bir zihindir. Kabul edildikten sonra, bu düşünceler tekrar tekrar aynı beden reaksiyonlarını oluşturmaya devam ederler. Bu kronik olumsuz beden reaksiyonlarını ortadan kaldırmak için bizim bilinçdışına ulaşmamız ve bu reaksiyona neden olan düşünceyi değiştirmemiz gerekmektedir. Bu kendi kendini hipnoz ve oto telkin yoluyla olmaktadır. 
2-KABUL EDİLENİN GERÇEKLEŞME EĞİLİMİ VARDIR.
Beyin ve sinir sistemi sadece zihinsel imgelere tepki verirler. Bu imajı kişinin veya dış dünyanın belirlemiş olması önemli değildir. Oluşturulan bu zihinsel imge bir asıl plan olur ve bilinçdışı da bu planı gerçekleştirmek için çalışır. Endişe, istemediğimiz bir şeyin resminin program formudur ama bilinçdışı resimlenmiş durumu yerine getirmek için çalışır. “ KORKTUĞUM ŞEYLER BAŞIMA GELİR”. Birçok insan, çok kötü bir şeyin başlarına geleceğini düşündüren bilinçdışı zihinsel beklenti olarak tanımlanan, kronik anksiyeteden şikâyet eder. Diğer taraftan, “sihirli” dokunuşu olan insanlar da tanırız. Hayat onları hiçbir neden olmadan kutsamıştır, biz de o kişilere “şanslı” deriz. Aslında şans gerçekte “OLUMLU ZİHİNSEL BEKLENTİDİR”, başarılı olacaklarına ilişkin kuvvetli bir inanç. “BİZ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ ŞEKİLE GİRERİZ”. Bizim fiziksel sağlığımız tamamen zihinsel beklentimize bağlıdır. Eğer bir hasta sağlıksız, yardıma muhtaç, felç, topal kalacağına ilişkin bir inanca sahipse doktorlar o kişinin bu şekilde kalacağını bilirler. Kendi kendine hipnoz, bu olumsuz düşünceleri ortadan kaldırmak ve ümit dolu olumlu beklentiler içerisinde olmak için bir araçtır. Sağlık, güç ve iyilik hali beklentileri bir süre sonra gerçek olur. 
3-HAYAL KURMA –KENDİ ZİHNİNİZLE VEYA BAŞKASININ ZİHNİ İLE UĞRAŞIRKEN -BİLGİDEN ÇOK DAHA GÜÇLÜDÜR. 
Hipnozu kullanırken hatırlanması gereken çok önemli bir kural vardır. HAYAL NEDENİ ETKİSİZ HALE GETİRİR. Bu yüzden birçok insan nedensiz yere gözleri görmez bir şekilde davranabilirler. Kıskançlıktan meydana gelen cinayetlerin hemen hemen hepsinin nedeni aşırı hareketli imgelemdir. Paralarını dolandırıcılara kaptıranların, Hitler gibi demagoji yapanların takipçilerinin, işe yaramaz şeylere para yatıranların karşısında kendimizi çok üstün görürüz. Bu kişiler için imgelemlerinin nedenlerinin üstesinden geldiğini söyleyebiliriz. Ama genellikle batıl inançlarımıza, önyargılarımıza ve nedensiz inançlarımıza karşı genellikle kör olabiliyoruz. Genellikle düşünceye eşlik eden güçlü bir duygu örneğin, öfke, nefret, sevgi veya politik veya dini inançlar ile birleştiğinde neden ile 

değiştirilmeleri imkansız hale gelmektedir. Kendi kendine hipnozu kullanarak, bilinçdışındaki imajları forma sokabiliriz, ortadan kaldırabilir veya iyileştirebiliriz.4-BİLİNÇDIŞI TARAFINDAN BİR FİKİR KABUL EDİLDİĞİ ZAMAN, O FİKİR BAŞKA BİR FİKİR YERİNE KONANA KADAR OLDUĞU GİBİ KALIR. BUNA EŞLİK EDEN DİĞER BİR FİKİR DE; BİR FİKİR NE KADAR UZUN SÜRE KALIRSA, YENİ BİR FİKRİ KOYMAK İÇİN O KADAR MUHALİF FİKİR OLMASI GEREKMEKTEDİR.
Bir fikir bilinçdışı tarafından kabul edildiği zaman, artık o sabit düşünce kalıbı haline gelir. İyi ve kötü alışkanlıklarımız da aynı bu şekilde yerleşir. Önce bir düşünce ve takiben bir davranış gelir. Bizlerin düşünce alışkanlıkları ve davranış alışkanlıkları vardır. Böylelikle alışkanlıklarımızı değiştirmek istiyorsak, önce düşüncelerimizi değiştirmemiz gerekmektedir. Bizler gerçek doğruları kabul ederiz. Örneğin; güneşin doğudan doğduğunu ve batıdan battığını kabul ederiz. Bunu hava bulutlu ve güneşi görmezken bile kabul ederiz. Normal koşullarda bizi yöneten bu tarz bilgilerdir. Bunun yanında aslında doğru olmayan zihnimize kazınmış bazı düşünce alışkanlıklarımız da vardır. Bazı kişiler sinirli oldukları zamanlarda daha etkin davranabilmek için içki veya sakinleştirici almaları gerektiğine inanırlar. Bu doğru değildir ama fikir oradadır ve saplanmıştır. Doğru fikirlerle değişmesi için muhalefet gerekmektedir.
Şimdi, bu kuralları geliştirme aşamasında, biz saplantılı fikirlerden bahsediyoruz, boş düşüncelerden veya geçici fantezilerden değil. Saplantılı fikirlere alternatif üretmemiz veya onları kullanmamız gerekiyor. Fikirler ne kadar saplanmış veya ne kadar uzun kalmış olursa olsun, kendi kendine hipnoz veya ototelkin yoluyla değiştirilebilir.

5-HER BİR TELKİN BİR ÖNCEKİ BAŞARILI TELKİNDEN SONRA DAHA KOLAY KABUL EDİLİR.Zihinsel bir alışkanlığı takip etmek kolaydır, uzun sürerse kırılması zor olabilir. Yapılandırılmış bir alışkanlığı kırmak takip etmekten çok daha zordur. Diğer bir deyişle, bir kişisel telkin bilinçdışı tarafından kabul edildikten sonra, bir diğer ek telkinin kabul edilmesi kolaylaşır. Bu nedenle kendi kendine hipnoz veya ototelkin ile başladığınızda basit telkinlerle başlanmasını öneriyoruz. Kendinize sıcak bir duygu telkini ile başlayabilirsiniz.6-DUYGUSAL NEDENDEN KAYNAKLANAN BİR SEMPTOM EĞER UZUN SÜRE VARLIĞI DEVAM EDERSE ORGANİK DEĞİŞİME NEDEN OLUR.Birçok bilim adamı hastalıkların çoğunun organik değil fonksiyonel olduğunu kabul etmektedirler. Bilinçdışının olumsuz düşünceleri, sinir sistemini etkilemekte ve bunun sonucun da organların fonksiyonlarını yitirmesine neden olmaktadır. Biz tüm hastalığı olan insanların duygusal olarak hasta veya nevrotik olduklarını söylemiyoruz. Mikroplarla, parazitlerle ve virüslerle geçen hastalıklar bedene saldırmaktadırlar. Bizler bedendeki zihinleriz ve bunlar asla birbirinden ayrılmazlar. Eğer hastalıktan korkar, her zaman ağrıyan midenden veya gergin baş ağrılarından bahsedersen, organik değişiklikler olmaya başlar.7-BİLİNÇDIŞI VE ONUN FONKSİYONLARI İLE BAŞEDERKEN, BİLİNÇ NE KADAR ÇALIŞIRSA BİLİNÇDIŞI DA O KADAR AZ YANIT VERİR.Bu durum iradenin neden var olmadığının kanıtıdır. Eğer insomnia (uykusuzluk) varsa, ne kadar kendini uyumak için zorlarsan o kadar uyanık kaldığını öğrenmişsindir. Kural şudur: Eğer bilinçdışı ile uğraşıyorsanız, kafanıza takmayın. Bu problemlerinizi çözmek için olumlu bir beklenti içerisine girmek için uğraşmanız gerektiği anlamına gelir. Bilinçdışınızdaki inancınız yükseldikçe, onun gerçekleşmesi için uğraşmak yerine gerçekleşmesini beklemeyi öğreneceksiniz.

 
Bir düşüncenin, özellikle de bir iddia veya tavsiyenin dolaylı veya korumalı bir şekilde verilmesidir. Telkin genellikle sadece bir düşüncedir. Bu düşünce makul görünür ve gerçeklik havası verilerek takdim edilir.

1. Aşağıdaki durumlar haricinde bilinçdışı zihin kendisine telkin veya empoze edilen her düşünceyi gerçek olarak kabul eder: Yeni düşünceye karşı çıkacak kadar güçlü bir düşünce bilinçdışı zihinde zaten var değilse, Bilinçdışı zihin yeni bir düşünce sunulmasına karşı çıkacak bir zihinsel eğilim veya düşünce alışkanlığı edinmemişse,
 Bilinçdışı zihnin böylesi telkin, düşünce veya düşünce kategorilerini kabul etmeme yönünde kendi sahibinden EMİR almamışsa.

2. Bilinçdışı zihin telkin ve kabul edilen görüşün sonucunu mantıksal olarak ortaya koymaya, eylem veya fiziksel durum olarak biçimlendirmeye ve onu bir ifade ve eylem alışkanlığı olarak benimsemeye girişir.3. Bilinçdışı zihin yeterince güçlü olan karşıt bir düşünce ile nötrleşinceye, iptal veya değiştirilinceye kadar kabul gören telkini ortaya koymaya devam eder ya da kabul gören telkin bireyin zihninde çıkış noktasına kadar izlenir ve yanlış şartlara dayalı olarak yanlış olduğu orada gösterilir. Bu her iki durumda da zihinden silinir ve varlığı sona erer. Yeni bir düşünce ile üzeri örtülür ve zihinde görünmesi ya da eylem veya biçim olarak ortaya çıkması sona erer.

Sağlıklı günler dilerim..