Ad Soyad :
Telefon :
E-mail :
Konu :
Mesaj :
90
PDD
0507 921 33 90
Hoşgeldiniz Bugün ;
23 Eylül 2017
Untitled Document

KORKULAR VE FOBİLER...

12.02.2015

KORKULAR VE FOBİLER...

İnsanlar yaşamları boyunca en az bir defa birşeyden ya da birşeylerden korkar. 
Yaşanılan korku duygusu bazı kişilerde farklı olaylarla pekişir ve artık kişi korkmasına neden olan nesneyi her gördüğünde zihnin genelleme becerisi devreye girer ve kişinin o nesneden korkmasını sağlar. sağlar diyorum çünkü bu durum bilinçaltının bir koruma mekanizmasıdır. 

Çocukluktaki ya da bebeklikteki olaylar ya da daha sonraki yaşantılarımız korku duygusunu fobik hale getirir ve fobik reaksiyon denilen durum ortaya çıkar.
 

Çocuklukta ve bebeklikte dünya çok büyük ve anlayışımız ise çok kısıtlıdır. Zaten çoğu yeteneğimizin olmadığını ve bakıma muhtaç olduğumuzu söylememe bile gerek yok. 

Bu yüzden bu yaşlarda yaşadığımız korkular, eğer bir şeyler yapılmazsa sonsuza kadar devam ederler. Buna güzel bir örnek kedi ya da köpek korkusudur. 

Bu korku o kadar kolay oluşur ki, bir örnek vermek gerekirse; bir gün çocuk pazarda dolaşırken önünde yanından arkasından ya da herhangi bir yerden gelen ani köpek havlaması çocukta bu korkuyu oluşturabilecek kadar kolay bir olay olabilir. 

Bu ürpertici sesi duyan çocuk, köpeğin onu yiyeceğini düşünür ve korkar. Bu tek vuruşluk öğrenmeyle gerçekleşen tramvatik olay, hemen belleğe kazınır. 

Bundan sonra o çocuk ne zaman köpek görse bilinçsiz gerileme meydana gelir ve zihnimiz hemen o ilk köpek havlamasının olduğu zamanı hatırlar. 

Korku ve fobiler hassas ve yeniden harekete geçirilebilecek olaylardır. Ve yetişkin bakış açısıyla kolaylıkla düzeltilebilirler ve yeniden ayarlanabilirler. 

Orijinal, hassaslık yaratan olay, genellikle bu karşılaşmaların ilkidir ve insan böyle durumlarda neden nefret ederse ona karşı hassas olur. 

Faal olay, fobiyi yeniden insana yaşatan olaydır. Bu, fobiyi yaratan olay ya da yıllar sonra gerçekleşen bir olay olabilir. 

Şaşırtıcı bir şekilde, böyle korkular yaşayan insanlara, bir bilginin öğrenilmesi kadar kısa bir süre içinde yardım edilebilir. Bu insanlara bu korkuları yaşatan şeyler silinebilir. 

Böylece bunlarla mücadele etmek de daha kolay hale gelir. Bunlar için hızlı fobi tedavisi gibi teknikler ya da korkulan şeklin yeniden ayarlanması yoluyla kişiye yardımcı olan farklı teknikler bulunmaktadır. 

Aşağıda fobi ya da korkuları hafifletmek için kullanılan müdahalelerin temel adımlarına bakacak olursak; 

1. Rahatlama: hipnotik indüksiyon tekniklerinin çoğuyla başarılabilir. Kaygı ya da diğer gerilimler fiziksel rahatlama telkinleriyle birlikte derin yavaş nefeslerle sağlanabilir. 

2. Hipnoanaliz: hipnoanaliz başka birçok hipnotik teknikle korku ve bunların sebeplerini öğrenmede kullanılabilir. 

3. Strateji kopyalamanın gelişmesi ya da ego güçlendirmesi: direk hipnotik telkinlerle çocuğa bu korkuyla baş edebileceği aşılanabilir. 

4. Durumlarda değişen nitelikler: olaylar hipnoanaliz, metafor, tekrar çerçeveleme ve diğer tekniklerle değiştirilebilir. 

5. Güvenli bir yerde korkulan uyaranla yüzleşme: bir çok terapistin de söylediği gibi korkuyla yüzleşmek problemi çözmede her zaman yardımcıdır. Hasta hipnoanalizlerle çocuk korktuğu uyaranla güvenli bir yerde bir arkadaş ya da bir oyuncakla gibi karşılaşarak korkuyu yenebilir. 

6. Kendi kendine yeterliliğin ve kontrolün artması: kendi kendine yeterlilik 

7. Kişinin travma ile yüzleştirilmesi (güvenli yer) 

8. Bedensel ve duygusal farkındalık 

Birey hayatının herhangi bir döneminde de fobik reaksiyonlar geliştirebilir. 

hayvanlardan korkma, yükseklik korkusu, uçak korkusu, kapalı alan - açık alan korkusu, böcek korkusu, asansör korkusu.....vs. 

Yukarıda saydığım ve daha birçok fobik tepkilerin özünde kişinin yaşadığı olay ya da olaylar zinciri mevcuttur. 

Nasıl ki her insan bir tabak yemekle doymaz ya da aynı numara ayakkabı giymez ise kişinin yaşadığı olaylar sonrasında olaya kattığı anlamda farklı olabilir. 

Herkes depremi yaşayabilir ancak herkes depremden aynı derecede etkilenmez. 

Deprem sonrasında bazı kişiler normal hayatına devam ederlerken bazıları ise ciddi fobik tepkiler gösterebilir. 

Burada önemli olan nokta kişinin yaşadığı korku ya da korkuların nasıl anlamlandırıldığı ve olay anında kişinin neyden nasıl ne şekilde etkilendiğinin ortaya çıkarılmasıdır. 

Spesifik olunmadığında kişi hiçbir zaman korkularından kurtulamaz ve hep bir arayış içinde korkularıyla yaşamaya mahkum olduğunu düşünür ama aslında gerçek böyle değildir. 

Zihin olay anında birçok anın fotoğrafını çeker ve çekilen fotoğraf korku nesnesiyle birleştirilir. 

kişi ne zaman o olayı hatırlatacak yere gider ya da o olayı hatırlatacak zamanlar yaşarsa aynı fobik durum tekrarlanır. 

Bu durum çocuklarda da yetişkinlerde de aynı şekilde seyir eder. 
burada önemli olan nokta fobinin ne zaman başladığı ve bir ağacın dalları gibi farklı bakış açıları var mı buna bakmak önemlidir. 

örneğin kişi kapalı alandan korkuyorum diye yakınabilir ancak zihin kapalı alan ile farklı bir durumu bağlamış olabilir ancak kişi bunun farkında olmadığı için kapalı alanlardan korktuğunu düşünür. aynı durum hayvan korkusunda da söz konusu olabilir yani kişi köpekten korkuyorum zanneder ancak korku duygusunu ilk defa yaşadığı anın fotoğrafına bakıldığında köpek korkusunun altında başka durumlar yatabilir. bu bakımda spesifik olmak fobik reaksiyonlarda önemle üzerinde durulması gereken bir durumdur. 


Yükseklik korkusunun altında kontrolü kaybetme olabilir, uçak korkusunun altında yükseklik korkusu olabilir... 

Özetle ifade etmek gerekirse yaşadığımız bir problemin bize görünen tarafı vardır bir de bize görünmeyen bir tarafı vardır bu iki durumun ayrımına varmak sorunun çözümü için ilk aşama ilk adımdır. 

Bireyler olarak yaşadığımız olaylar ve bu olaylara kattığımız anlamlar bizim mutluluğumuzun ya da mutsuzluğumuzun temelini oluşturur. Bu açıdan bakıldığında ise algılarımızın ne kadar önemli olduğu apaçık ortada. 

Her bireyin olayları anlamlandırma algılama ve tepki verme düzeyleri ya da şekilleri farklı olsa da sağlıklı tepkiler için sağlıklı algılara ve anlamlandırmalara ihtiyaç vardır. 

Sağlıklı algılarda fobik reaksiyonlar geliştirmemizi engeller ve olayları anlamlandırma becerimizi geliştirir. 

Fobik tepki geliştiren birey eğer bu tepkisi ile başa çıkabilecek enstrümanlardan yoksun ise bir süre sonra depresif tepkiler hayatında yer edinmeye başlayabilir. bu durumu sahip olduğumuz bir aracın zamanında yapılmayan bakımlarına benzetebiliriz. eğer zamansız bakım yapılırsa ilerleyen zamanlarda çok daha ciddi sorunlar yaşayabiliriz. 

Erken müdahale her zaman kişinin doğru tepkiler kazanabilmesi için gereklidir. 

Fobiler ve korkular bizim hayat kalitemizi düşürür ve yaşama dair mutlu olma potansiyelimize zarar verir. 

kendimize olan inancımızdan tutun da çevremizle olan ilişkilerimizi olumsuz yönde etkiler. i 

İş hayatımızda ya da özel hayatımızda bizim performansımızı ve sağlıklı yaşamamızı engeller. 

Bu durumla başa çıkabilmek ise hayat kalitemizi artırır ve mutluluk duygusunu daha derinden yaşamamıza fırsat verir. 

fobisiz, sakin, rahat ve cesaretli günler dilerim...