Ad Soyad :
Telefon :
E-mail :
Konu :
Mesaj :
90
PDD
0507 921 33 90
Hoşgeldiniz Bugün ;
23 Eylül 2017
Untitled Document

ALT ISLATMA PROBLEMİ(ENÜREZİS)

12.02.2015


Çocuklar tuvalet eğitimine her çocukta farklılık göstermekle birlikte 18. aydan itibaren başlanır. ancak bu durum bazı çocuklarda 24. aya kadar kasların gelişimine paralel olarak uzayabilir. 

Tuvalet eğitiminde başvurulan yanlış yöntemler çocuğun normal olarak atlatabileceği tuvalet alışkanlığını sekteye uğratabilir. 

Örneğin, tuvalet eğitimine erken başlama ve ebeveynlerin bu konudaki aşırı baskıcı tutumları alt ıslatma sorununa sebep olabilir. 

Gelişimsel olarak çocuklar 2-3 yaşlarında mesane kaslarının kontrolünü kazanırlar. Gece ise bu yaş aralığı 3-4 yaşlarında seyreder. 

aynı zamanda 5 yaş üzeri çocuklarda uyku sırasında ya da gün içerisinde istemsizce alt ıslatma sorunu üç ay süre ile haftada iki kez görülüyorsa enürezis’den (alt ıslatma sorunu) söz edilebilir.

Gündüz alt ıslatma sorunu görülüyorsa diurnal enürezis; gece alt ıslatma sorunu görülüyorsa nokturnal enürezis tanısı konur. 

Nokturnal enürezis daha çok erkek çocuklarda, diurnal enürezis ise daha çok kız çocuklarında görülmektedir. 

Alt ıslatma sorununun yaygınlık düzeyine baktığımızda ise 5 yaşındaki çocuklarda %10; 8 yaşındaki çocuklarda %4, ve 12-14 yaş arası ergenlerde %1 oranında seyreder. 

Genel olarak erkeklerde görülme sıklığı kızlara göre daha fazladır. Psikososyal etkenler arasında, baskıcı ebeveyn, aile içi iletişim problemleri, sosyal beceri eksikliği ve sosyoekonomik düzey büyük rol oynar. Çocuk psikiyatrisi ve pedagoglara başvurulan en yaygın problemlerden biri olarak görülür.

Altını Islatmanın birden fazla nedeni olabilmektedir:

1. Biyolojik Faktörler
Genetik yatkınlık
Fizyolojik sorunlar 
Uyku problemleri (derin uyku)
Gelişimler sorunlar 

2. Psikososyal Faktörler
Tuvalet eğitimi: Tuvalet eğitimine erken başlama, katı tuvalet eğitimi ve anne-babanın baskıcı ya da kayıtsız tutumları alt ıslatma sorununu tetikler. Tuvalet eğitimine başlangıç için en uygun yaş 2.5 yaştır. 

Bu dönemde çocuk belli aralıklarla tuvalete götürülür ve tuvaletini uygun yere yapması istenir.

Travma: Aile düzenindeki değişimler, boşanma, kayıp ve yas gibi durumlarda çocukların duygusal durumunu etkileyebildiği gibi enürezis’i de tetikler. 

Çocuğun etkisi altında kaldığı olaylara tepkisi bu şekilde kendini gösterir. Bununla birlikte kardeşin dünyaya gelmesi ile birlikte çocuklarda gerileme olarak enürezis görülebilir.

Altını Islatan Çocuğa Yaklaşım:
Bu durum bir çok çocukta sık görülür. Bu yüzden çocuğun bu durumdan ötürü küçük düşürülmemesi ve utandırılmaması gerekir.
Altını ıslatan çocuğu cezalandırmak, kabullenmemek uygunsuz ve etkili olmayan bir yöntemdir.
Çocuğun dikkati probleme yoğunlaştırılmadan bu sorunun üstesinden gelmesine yardımcı olunmalıdır. 

Örneğin evde sürekli “tuvalet” kelimesini kullanan ebeveynlerin bu baskıcı tutumu problemin ortadan kalkmasının aksine çocuğun tepkisel davranmasına sebep olabilir.
Başarısızlıklar sonucu çocuğu cezalandırma ya da eleştirmeye başvurulmamalı, başarılı olduğu durumlarda davranışın kalıcı olması adına pekiştireç kullanılmalıdır.

a. Motivasyon Teknikleri:

Kayıt tutma ve ödüllendirme: Enürezis tedavisinde takvim tutma ve ödüllendirme teknikleri hem çocuğun motivasyonunu arttırmakla birlikte sorumluluk bilincini geliştirmekte yardımcı olur. Sıvı kısıtlanması ve gece uyandırma: Akşam yemeğinden sonra alınan sıvının kısıtlanması uyku sırasında idrar miktarını azaltabilir. 

b. Mesane Jimnastiği:

Mesane Eğitim Eksersizleri: idrar yapma sıklığı ve atılan idrar miktarı birkaç gün izlenerek bir baz elde edilir. Bunun için çocuğun, küçük bir plastik kaba idrarını yapması ve ailesinin bunu iki üç gün süreyle ölçmesi ve sıklığını kayıt etmesi istenir. Sfinkter Eğitim Eksersizleri: Çocuktan gündüz idrarını yaparken birçok defa aniden kesmesi ve tekrar yapması istenir. Bu egzersiz çocuğun idrar kontrolünü sağlayan yöntemlerdendir. Daha çok 9 yaş üstü çocuklarda bu yöntem uygulanabilir.

Genetik faktörlere bakıldığında bazı çocukların aile öyküsünde alt ıslatma davranışının gözlemlendiği görülmektedir. bu noktada çocuk modelleme yoluyla genetik bir geçişle diğer psikolojik sosyal hormonal ya da uyku sorunları gibi sorunlar olmasa da modelleme yoluyla geçişler dolayısıyla alt ıslatma davranışı gösterebilmektedir. 

bu bağlamda çocuğun alt ıslatma davranışına bakışı bu durumu değerlendirme şekli ve algılarının bilinmesi ve buna göre bir plan oluşturularak hareket edilmesinde fayda vardır. çünkü yalnızca davranışçı yöntemler bu noktada etkili olmakta yetersiz kalabilmektedir. 

Bu yüzden çocuğun alt ıslatma davranışını nasıl algıladığını bilmek ve bu durumu zihinsel olarak çocuğa yaşatmak gerekir. kullanılabilecek teknikleri yukarıda sıraladık.

Bunların yanında en önemli olan bir teknikte şudur ki;
zihinsel imgelerle çalışarak çocuğun mevcut davranışındaki artı ve eksileri yaşamasını sağlamak. 

Aynı zamanda oto telkin yöntemi ve aileye öğretilecek telkin yöntemleri de sorunun çözümünde kalıcı etkiler ortaya çıkartır.

Alt ıslatma davranışı bazen ailelerin korkulu rüyası ve hayat kalitesinin ailecek düşmesine yol açan bir sorun haline de gelebilmektedir. bu noktada aile içinde ebeveynlerin çatışmasına kadar gidebilecek bu problem çözümü doğru adımlarla çok kolay olabilmekte.

Aile içinde alt ıslatma sorunu olan çocuğun kaçıncı çocuk olduğundan mevcut davranışın ne zaman başladığı ve ne tür yöntemler uygulandığı, çocuğun mevcut sorunu nasıl değerlendirdiğine kadar bir çok sorunun cevaplandırılması çözüm adına doğru bir yol haritası çıkarması açısından önem arz etmektedir.

Tuvalet eğitim konusunda çok aceleci davranmamak gerekir. Çocuk altını ıslattığında ilgi çektiğini görürse de davranışı devam ettirme yoluna gidebilmektedir.

Akşam altıdan sonra çocuğun içebileceği sıvı miktarını sınırlamak ve tuvalete yatmadan önce mutlaka gitmesini sağlamak önemlidir.

1) Akşam yemeklerinde ve gece yatmadan önce çocuğa sulu yiyecekler verilmemelidir. 

Akşam yemekleri fazla ağır olmamalıdır. 

Sindirimi güç olan yiyecekler çocuğun kaliteli uyku uyumasını ve düzenini bozabilir. 

2) Çocuk her gün aynı saatte yatmaya alıştırılmalıdır. Altını ıslatan çocuğun yatağı her defasında mutlaka temiz ve yeni çarşafla değiştirilmelidir.

3)Ayakları sıcak tutmak, yatmadan evvel yatağının ısısının normal olması, mümkünse çorapla yatmasına izin verilmelidir. (Yatağının sıcak olmasını sağlamak için elektrikli battaniye kullanılabilir.)

4)Çocuğa karşı ilgisiz davranmaktan kaçınılmalıdır. Özellikle de yeni kardeşi olunca çocuk ihmal edilmemelidir.

5)Çocukla iyi bir iletişim kurularak altını ıslatmasının geçici olduğunun anlatılması, çocuğun bunun üstesinden gelebileceğine olan inancını arttırabilir. (çocuk bunun geçici olduğunu anlarsa yenmek için çaba sarf edecektir.)

6) Yatağına sevgi ve sevecenlikle götürülmeli, yatağın temiz olduğunu çocuğa belli etmeli, ancak açıkça söylenmemelidir.

7) Çocuğa cesaret verilmeli, başarıları ödüllendirip "kazaları" görmezlikten gelinmelidir. Çocuk, hiç bir zaman yatağını ıslattığı için cezalandırılmamalıdır.

8)çocuğa asitli içecekler verilmemelidir. Asitli içeceklerde bulunan kafein idrar torbasında tahriplere yol açabilir.

9) Mümkün olduğu kadar sorun hakkında çocuğun da sorumluluk kazanmasına yardım etmek için örneğin, yatak çarşaflarını kendi kendine değiştirmesini sağlanmalıdır.

10) Kabızlık idrar torbasıyla ilgili sorunları arttırabilir. Kabızlığı önlemek için çocuğun; bol bol su içmesi ve düzenli olarak egzersiz yapması sağlanmalıdır.
ve en önemlisi de abur cuburdan ziyade ev yemekleriyle beslenmesine özen göstermek gerekir.

ALT ISLATMA PROBLEMLERİNDE HİPNOTERAPİ VE EFT TEKNİKLERİ %100 ETKİLİ SONUÇLAR VERMEKTEDİR.

AYRINTILI BİLGİ İÇİN RANDEVU ALINIZ..