Ad Soyad :
Telefon :
E-mail :
Konu :
Mesaj :
90
PDD
0507 921 33 90
Hoşgeldiniz Bugün ;
23 Eylül 2017
Untitled Document

HİPNOZLA İLGİLİ YANLIŞ İNANIŞLAR

12.02.2015
Bilimsel yazar ve araştırmacıların çabalarına rağmen hipnoz, yüzyıllardır bir gizem örtüsü giyinmiştir. Yunancada uyku anlamına gelen kelime kökü, Hipnoz terimi, yanlış anlamalara yol açmaktadır. Hipnoz, ancak gecenin gündüzle bağdaşması gibi uykuyla bağdaşır...
 
 Peşin hükümlü anlayışları bir kenara bırakır ve hipnozu klinik açıdan ele alırsanız, sizin düşündüğünüz gibi “görünmediğini” veya “işlemediğini” fark edeceksiniz. Yanlış anlamalar, sürekli olarak hipnozun tamamen kullanımını engellese ve ondan mahrum bırakmaya çalışsa da, onun işleyiş biçimi, bu fenomeni inanılmaz derecede değerli bir tıbbi araç haline getirir.
 
 Bu potansiyelin iyileştirmede kullanılmasının farkına varılması ve yanlış anlamalar ve büsbütün yanlış bilgiler beni bunları yazmak için teşvik etti. Nedenlerimi ileride daha detaylı açıklayacağım; fakat eğer tıp büyük bir düzeltici gücü, insan zihninin gücünü, kullanmak istiyorsa - acilen - hipnotik bilgi ve tarafsız araştırmaya olan ihtiyacı vurgulamak istiyorum. Bu kitaptaki amacım doktorlara değerli bilgiler vermek ve alan dışındaki ilgili insanlar için hipnozu anlaşılabilir ve uygun/erişilebilir bir hale getirmektir. Bu, gizem örtüsünü kaldırmanın tek yoludur. Bu yüzden bu kitapta rahatsız edici yabancı kelimeler veya esoterisizm bulamayacaksınız.
 
 Yıllardır hipnozu, tıpla ilgili kişilere öğretiyorum ve gördüm ki birçoğu, birkaç ders sonra ve birkaç pratik uygulama sonrası kendilerinin uzman hipnotistler olabileceklerini düşünüyorlar. Gerçekte hipnotist diye bir şey olmadığından bu (uzmanlık) açıkça imkânsızdır. Bu aleti kullanan bir pratisyen olarak, tüm yapabileceğiniz, hastaya normal uyanıklık veya uyku durumundan, zihnin özel durumu olan hipnoza nasıl geçilebileceğini göstermektir. Siz onu hipnotize etmeyeceksiniz; o kendi kendini hipnotize edecektir. Bu, herhangi biri üzerinde özel bir gücümüz olmadığı anlamına gelir.
 
 Hipnotistten çok, hipnotik operatör daha doğru bir terimdir. Operatör olarak siz, kişiye nasıl trans durumuna erişebileceğini öğretirsiniz (veya bahsedeceğimiz diğer durumlara) ve sonra, eğer kişi istekliyse hayal gücünü uyarırsınız – oyunculuk, “rüya pilotluğu” gibi. Genellikle farz edilenden daha zevkli ve yoğun düşüncelerle uyarım yaparak herhangi birinin hayal gücünü yönlendirebileceğinizi (pilot) bilmek zevk verici.
 
 Fakat bu yönlendirme yeteneğini “güç” ile karıştırmayın; kişi istekliyse kelimelerini özellikle vurguladım; çünkü kişinin rızası olması zorunludur. Kişi onu almaya istekli değilse, bir telkin veremezsiniz. Her zaman ve hipnozun her derecesinde, kişinin tamamen seçebilme gücü vardır. Bu yüzden yalnızca hoşuna giden veya mantıklı önermelere tepki verir. Hipnotik gösterilerde kişinin saçma sapan şeyler yaptığını görmüşsünüzdür, gerçek şudur ki kişinin kendisi bu davranışları yapmayı seçmiştir. Şüphesiz, hayatınız boyunca acayip rüyalar gördüğünüz zamanlar olmuştur. Hipnotize olan kişinin yanında tanık olduğunuz acayip davranış, yalnızca operatör tarafından, rüya pilotu tarafından, teşvik edilen benzer bir rüyaydı. Ve acayip veya değil, kişiye mantıklı ve zevkli göründü, aksi takdirde önermeleri kabul etmezdi.
 
 
 Hipnoz üzerine yazılan modern kitaplarda hipnotize olan kişinin operatörle “uyum” içinde olduğu vurgulanır. Kural olarak eklemeyi unuttukları şey - kendisine oto önermeler verebildiği için - onun da kendisiyle ve tüm dünyayla bir uyum içinde olduğudur. Bu yüzden kişi, operatör dışındaki insanlardan kolaylıkla mantıklı ve zevkli görünen önermeleri alabilir; tabi operatör, ilk başta kişiye bu tür önermelere karşı olumsuz bir tepki aşılamadıysa. Fakat aklınızda bulunması gereken önemli bir nokta da kişi sırf önermelere yatkın diye kimsenin kendisini “kontrol” etmesine izin vermeyeceğidir. Tekrar söylüyorum, hipnozun her evresinde kontrol kişidedir ve kabul edeceği önermeleri kendi seçebilir. Eğer istenmeyen bir önerme krizi ortaya çıkarsa, kişi ya kendini trans durumundan çıkaracaktır ya da devam edecektir, fakat önermelere uymayı reddedecektir.
 
 Hipnoz altında kişi seçicilik ve irade gücü üzerinde daha fazla kontrol sahibidir, biri dışında tüm fakültelerinin kontrolü ondadır. Duyabilir, görebilir, hissedebilir, koklayabilir, tadabilir, konuşabilir. Bazen bilinçsiz görünse de tamamen farkındadır ve bu yüzden işbirliği yapar. Kontrolünün kapsamadığı tek istisna “kritik fakülte”dir. Ona zevk verecek ve duygusal ve ahlaki açıdan mantıklı görünen bir önerme yaparsanız sıradan durumlarda bu tür bir önermeyi imkânsız olarak değerlendirmesine rağmen (şimdi) onu kabul edecektir. Örneğin ağrıyı herhangi bir kimyasal kullanmadan bile anestezi önermesi yapabilirsiniz. Veya bir bellek kaybına ikna edebilir ve hatta kişinin hafızasının zayıf olduğu erken bir yaşa, üç yaşına dönmeye ikna edebilirsiniz. Hipnoanalizde kişiyi geri götürürken siz zihinsel işlevi yöneterek bir adım ileri götürürsünüz; duygusal rahatlamaya, bu yalnız hatırlama değil; fakat geçmiş tecrübenin sıkıntısının hafifletilmesi/ferahlamasıdır. Kritik fakültenin askıya alınması kişinin tamamen kendisinin kontrolünde olduğunu ve seçiciliğe sahip olduğu önermesiyle çelişmez; bu tür bir önermeyi kabul eder; çünkü zevk verir ve onun için iyidir. Fakat kritik fakültesi – bu tür fantastik kahramanlıkların/ustalıkların olabilirliğine olan inançsızlık – hipnoz tarafından elenmiştir.
 
 Başka bir şekilde söylemek gerekirse, hipnozda vücut ve zihin eşit ölçüde kolay etkilenirler, uyum içinde hareket eden bir ünite gibi. Hipnozun bilinçaltına etkisi olduğu kadar bilince de etkisi vardır ve otonom sinir sistemi üzerinde de etkilidir. Bir kişiyi önermelere uygun duruma yönlendirdiğinizde ve onu zevkli rüyalar sağladığınızda ayılırkenki hisleri hem bedensel hem de zihinsel olacaktır. Zevkli bir tecrübeyi yaşamanın etkisiyle dinç ve kuvvetli hissedecektir. 
Bu genel doğrulara rağmen her birey önermelere farklı tepkiler verir. Hipnozu başarılı bir şekilde kullanabilmek için çeşitli tepkilere cevap verebilme yetiniz olmalıdır ve olay hakkındaki bilginiz en üst seviyede olmalıdır. Eğer bir doktor, hastaya yardım edecekse doğabilecek sürprizlere yenilmemelidir.
 
 Hiç kimse yalnızca izleyerek hipnozu öğrenemez. Kitaplardaki genel tanımlamalardan ne kadar farklı olduğunu öğrenmek için onu sizin tecrübe etmeniz gerekir. Hipnozun zevk verici bir durum olduğunun farkına varacaksınız ve onun hakkında öğrendikçe, yalnızca kendiniz onu tecrübe etmek istemeyecek, fakat aynı zamanda kendinizi de hipnoz edebileceksiniz.
 
 Hipnotize olamama gibi bir şey yoktur.
 
 Hipnotik durumda seçicilik hüküm sürdüğünden ve kendini koruma kanunu kişiye zararlı bir önermeyi kabul ettirmeyeceği için kimse hipnoz yüzünden yaralanmamış/sakatlanmamıştır.
 
 Kişinin kendisine bilerek veya bilmeyerek zarar vermesiyle ya da kandırılarak bir suça itilmesiyle ilgili sayısız hipotez üretilmiştir. Henüz böyle bir şeyin gerçekleşmesiyle ilgili bir vaka kaydı yoktur. Binlerce test yürüttük ve hemen hepsinde uygun olmayan bir önerme verildiğinde şu iki şeyden birisi oldu: kişi ya önermeyi reddeder ya da trans durumunu tamamen sona erdirir. Bu gerçeği tekrarlıyorum; çünkü bu hipnozun değerli ve güvenli bir tıbbi alet olması için çok önemli.
 
 
EĞİTİMLER İÇİN HABERLER VE DUYURULAR KISMINA BAKINIZ..
 
SORULARINIZ İÇİN;
 
0 505 818 68 50
 
MEHMET DALKIRAN
Hipnoz ve EFT Eğitmeni/Psikolojik Danışman